BuyrunEfendim.Com
Mayıs 21, 2012, 03:12:52 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
: Web Sitemize Hoşgeldiniz...
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kıl Dönmesi  (Okunma Sayısı 132 defa)
ilknurbaba
Administrator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 4793


Üyelik Bilgileri
« : Aralık 24, 2008, 03:22:05 ÖS »

Pilonidal sinüs ya da daha çok bilinen ismiyle kıl dönmesi, yaygın bir hastalık olmasına rağmen pek de tanınmaz. Kişi, belirtileri ortaya çıkmış olan hastalığının mutlaka farkındadır, ancak ismini tam olarak koyamamıştır. Bu durumda yapılması gereken, bir an önce hastalığı tanımak ve tedaviyi geciktirmeden başlatmaktır. Kıl dönmesi; kuyruk sokumu olarak da tanımlanan bölgede, kalçaların üst birleşim noktasında görülüyor. Şişlik ağrı akıntı gibi şikayetlerle kendini belli ediyor. Doğumsal olan bu hastalık, anne karnındaki gelişim esnasında küçük bir kusur sonucu oluşuyor. Bu doğumsal kusura vücut, ergenlikten sonra reaksiyon vermeye başlıyor.

Belirtiler

Hastanın doktora başvurduğunda hastalıkla ilgili ilk belirtilerin ortaya çıkıyor. Kıl dönmesi en sık 15-30 yaş arası erkeklerde görülmekle birlikte, aynı yaş grubu kadınlarda da görülme sıklığı pek nadir olmuyor. Belirtiler, kuyruk sokumu olarak da tanımlanan bölgede, kalçaların üst birleşim noktasında, şişlik, ağrı akıntı, kızarıklık, delikşikler ve kabarcıklar şeklinde görülüyor. İlerlemiş, abseleşmiş durumlarda oturma ve yürümeyi dahi engelleyebiliyor.

Hastalığın Safhaları

Hastalığın safhaları, olayın ciddiyetini yani hastalığın belirtilerine göre cilt altı yayılımını da gösteriyor. Bu safhalara göre tedavi planı da değişiyor. Hastalığın safhaları basitçe 3 aşamada değerlendiriliyor: Şikayet oluşturmayan belirti dönemi, akut pleonidal abse dönemi, tekrarlayan hastalık dönemi.

Tedavi

Tedavi, hastalığın evresine göre uygulanıyor, kalıcı çözüm ise mevcut artık dokunun cerrahi olarak çıkartılması ve yara onarımı ile sağlanıyor. İltihaplı ve abseli dönemlerde, içeride biriken iltihabın lokal anestezi ile boşaltılması, kalıcı müdahalenin daha sonra programlanması gerekiyor.

Ameliyat Tipleri

Toplumda çok sık rastlanan bu hastalık aslında günümüzde ameliyat tipleri ile de konuşuluyor. Hastalığın safhasına ya da ameliyatta karşılaşılan duruma göre, ameliyat tipi de değişiyor. İçerden çıkan artık dokunun büyüklüğüne ya da daha önce aynı sebepten dolayı ameliyat olup olmadığına göre, ameliyat tipini cerrah belirliyor. Ameliyat tipleri, artık dokunun çıkarıldıktan sonraki kapama yani iyileşme durumuna göre değişiyor.

Buna göre ameliyat tipleri;

Açık bırakma,

Cildi yaklaştırarak açık bırakma,

Direkt dikişlerle kapatma,

Doku kaydırarak dikişlerle kapatma gibi sıralanabiliyor.

Tedavi Geciktirildiğinde

Kıl dönmemesinde erken teşhis önem taşıyor. Çünkü tedavinin geciktirildiği durumlarda hastalık ilerliyor, cilt altındaki hastalıklı doku büyüyor. Bu durum, yapılması gerekli olan ameliyatın zorlaşmasına, hastanın fazla zaman kaybetmesine ve ameliyat sonrasının daha zor geçmesine sebep olabiliyor. Ayrıca; uygun cerrahi yöntem seçilmezse de tekrarlayabiliyor. Bu nedenle, ameliyat yönteminin hasta ile doktorunun ortak kararı ile belirlenmesi gerekiyor.
Logged

Sayın Üyelerimiz/Ziyaretçilerimiz, şuanda görmekte olduğunuz konu veya sitemizle ilgili bir problem yaşıyorsanız destek@buyrunefendim.com adresinden bizlere iletebilirsiniz...
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!